Hasta öyküsü alırken kullanılan İngilizce kalıplar

Hasta karşılama, şikâyet, ağrı tarifi, öz geçmiş ve ilaç soruları: hasta öyküsü alırken kullanılan İngilizce kalıplar Türkçe anlamlarıyla.

Hasta öyküsü (medical history ya da history taking), tıbbi İngilizcenin en sık kullanılan becerilerinden biridir. Yurt dışında çalışmayı düşünüyorsan, uluslararası hastalarla ilgileniyorsan ya da klinik sınavlara hazırlanıyorsan, doğru soruları doğru sırayla sormayı bilmen gerekir. Bu yazıdaki kalıplar dil eğitimi amaçlıdır; tıbbi tavsiye ya da klinik rehber niteliği taşımaz.

1. Karşılama ve görüşmeyi başlatma

  • Hello, I’m Dr. Yılmaz. What brings you in today?: Merhaba, ben Dr. Yılmaz. Bugün sizi buraya ne getirdi?
  • How can I help you today?: Size bugün nasıl yardımcı olabilirim?
  • Could you tell me your full name and date of birth?: Tam adınızı ve doğum tarihinizi söyleyebilir misiniz?

2. Ana şikâyet ve ağrıyı tarif ettirme

Ağrı öyküsünde sık kullanılan bir hatırlatma yöntemi SOCRATES kısaltmasıdır: yer, başlangıç, nitelik, yayılım, eşlik eden belirtiler, süre, ağırlaştıran/hafifleten etkenler ve şiddet.

  • Where exactly is the pain?: Ağrı tam olarak nerede?
  • When did it start?: Ne zaman başladı?
  • Can you describe the pain? Is it sharp, dull, or burning?: Ağrıyı tarif edebilir misiniz? Keskin mi, künt mü, yanıcı mı?
  • Does the pain spread anywhere else?: Ağrı başka bir yere yayılıyor mu?
  • Does anything make it better or worse?: Daha iyi ya da daha kötü yapan bir şey var mı?
  • On a scale of one to ten, how severe is the pain?: Bir ile on arasında, ağrının şiddeti nedir?

3. Eşlik eden belirtiler

  • Have you had any fever, nausea, or vomiting?: Ateş, bulantı ya da kusma oldu mu?
  • Have you noticed any shortness of breath?: Nefes darlığı fark ettiniz mi?
  • Have you lost or gained weight recently?: Son zamanlarda kilo verdiniz ya da aldınız mı?

4. Geçmiş hastalıklar, ilaçlar ve alerjiler

  • Do you have any medical conditions, such as diabetes or high blood pressure?: Diyabet ya da yüksek tansiyon gibi bir hastalığınız var mı?
  • Have you ever had surgery?: Hiç ameliyat oldunuz mu?
  • Are you taking any medication at the moment?: Şu anda herhangi bir ilaç kullanıyor musunuz?
  • Do you have any allergies?: Alerjiniz var mı?

5. Aile ve sosyal öykü

  • Does anyone in your family have a similar condition?: Ailenizde benzer bir rahatsızlığı olan var mı?
  • Do you smoke or drink alcohol?: Sigara ya da alkol kullanıyor musunuz?
  • What do you do for a living?: Mesleğiniz nedir?

6. Görüşmeyi kapatma

  • Is there anything else you’d like to tell me?: Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?
  • Let me summarize what you’ve told me.: Bana anlattıklarınızı özetleyeyim.
  • Do you have any questions for me?: Bana sormak istediğiniz bir şey var mı?

7. Örnek bir kısa görüşme

Kalıpların bir görüşmede nasıl bir araya geldiğini görmek, ezberlemekten daha öğreticidir. Aşağıdaki kurgusal diyalog, kısa bir ağrı öyküsünü gösterir:

Clinician: “Hello, I’m Dr. Yılmaz. What brings you in today?”
Patient: “I’ve had chest pain since yesterday.”
Clinician: “I’m sorry to hear that. Where exactly is the pain?”
Patient: “Here, in the middle of my chest.”
Clinician: “Can you describe it? Is it sharp, dull, or burning?”
Patient: “It’s a pressure, and it goes to my left arm.”
Clinician: “Does anything make it better or worse? On a scale of one to ten, how severe is it?”

Görüşmenin yapısına dikkat et: önce açık uçlu soru, sonra yer, nitelik ve yayılım, en sonda şiddet. Hastanın kendi sözcükleriyle devam etmek ve empati cümleleri (“I’m sorry to hear that”) görüşmeyi daha insani yapar. Bu diyalog dil pratiği içindir; klinik karar ya da tıbbi yönlendirme niteliği taşımaz.

Hasta dilini anlamak

Hastalar çoğu zaman tıbbi terim değil, günlük sözcükler kullanır. Bu nedenle iki yönlü düşünmek gerekir:

  • “I feel dizzy.”: Başım dönüyor. (dizziness)
  • “I’ve got a runny nose.”: Burnum akıyor. (rhinorrhea)
  • “My stomach hurts.”: Karnım ağrıyor. (abdominal pain)
  • “I can’t catch my breath.”: Nefesimi toparlayamıyorum. (shortness of breath)
  • “I feel sick.”: Midem bulanıyor. (nausea)

Karşı tarafın anladığından emin olmak için “Do you mean…?” (… mi demek istiyorsunuz?) ya da “Let me check I understood.” (Doğru anladığımı kontrol edeyim.) gibi doğrulama cümleleri kullan.

Sık yapılan hatalar

  • Soruları çok hızlı ve peş peşe sormak. Hasta yanıt verene kadar bekle; sessizlik bir sorun değil.
  • Tıbbi jargonu açıklamadan kullanmak. “Hypertension” yerine hastaya “high blood pressure” de.
  • Yönlendirici sorular sormak. “You don’t smoke, do you?” yerine “Do you smoke?” daha tarafsızdır.
  • Tek soruda birden fazla şey sormak. “Do you have fever, cough and pain?” yerine her birini ayrı sor.

Yönerge ve açıklama cümleleri

Öykü almak dışında, hastaya bir şeyi yaptırmak ya da açıklamak da sık görülen bir durumdur. Birkaç temel kalıp:

  • Please take a deep breath in and hold it.: Lütfen derin bir nefes alın ve tutun.
  • I’m going to examine your abdomen. Let me know if it hurts.: Karnınızı muayene edeceğim. Acıtırsa söyleyin.
  • You may feel a small pinch.: Küçük bir sızı hissedebilirsiniz.
  • Could you roll up your sleeve, please?: Kolunuzu sıvar mısınız lütfen?
  • We’ll need to run a few tests.: Birkaç test yapmamız gerekecek.

Dört haftalık çalışma planı

  • 1. hafta: Karşılama, şikâyet ve ağrı sorularını sesli tekrar et. Her gün beş soruyu ezberlemek yerine hastayı hayal ederek sor.
  • 2. hafta: Geçmiş hastalıklar, ilaçlar ve alerji kalıplarını ekle. Kendi branşından üç örnek vaka düşün.
  • 3. hafta: Bir arkadaşınla ya da öğretmeninle rol yaparak tam bir görüşme dene.
  • 4. hafta: Görüşmeni kaydet, dinle ve hatalarını not al; hasta diline çevirme alıştırması yap.

Sık sorulan sorular

Bu kalıpları sınavlarda kullanabilir miyim?

Klinik beceri sınavlarında (ör. yurt dışı denklik süreçlerinde) hasta öyküsü alma sık yer alır ve bu kalıplar iyi bir başlangıçtır. Sınav formatı ülkeye ve kuruma göre değiştiği için güncel resmi kaynakları da incelemelisin.

Hasta Türkçe konuşuyorsa İngilizce kalıplar neden gerekli?

Uluslararası hastalar, yabancı kökenli meslektaşlar, vaka sunumları ve akademik iletişimde İngilizce kullanmak sıklıkla gerekir. Kalıpları bilmek, ayrıca yurt dışı başvuruları için de temel oluşturur.

Bu içerik tıbbi tavsiye midir?

Hayır. Bu yazı yalnızca dil eğitimi amaçlıdır; klinik karar, tanı ya da tedavi önerisi içermez.

Hazır çalışma materyali var mı?

Evet: ücretsiz Hasta Öyküsü Alma Soruları ve Hasta Dili ve Tıp Dili PDF’lerine ulaşabilirsin. Tüm dosyalar için sağlık İngilizcesi kaynakları sayfasına bak.

İpuçları

  • Önce açık uçlu sorularla başla (“Can you tell me more about…?”), sonra kapalı sorularla ayrıntıyı netleştir.
  • Hastaya sade bir dille konuş; terimleri açıkla.
  • Hastanın söylediklerini tekrar edip özetle; yanlış anlamayı önler.

Bu kalıpları kendi branşına uyarlamak ve rol yaparak çalışmak istersen sağlık çalışanları için tıp İngilizcesi derslerimize göz atabilir, ücretsiz tanışma görüşmesi ayarlayabilirsin.

İlgili makaleler

Ücretsiz tanışma görüşmesi

Tüm makaleler