Toplantıda söz alma ve araya girme ifadeleri

Toplantıda araya girmek, katılmamak, açıklama istemek ve özetlemek için kibar ve net İngilizce ifadeler, Türkçe anlamlarıyla.

İngilizce yapılan toplantılarda en büyük zorluklardan biri, doğru anı yakalayıp söz almaktır. Konuşma hızlıdır, insanlar birbirinin sözünü keser ve “Şimdi söylesem mi, söylemesem mi?” diye düşünürken konu değişir. Bu yazıda toplantılarda en sık kullanılan ifadeleri bulacaksın. Hepsi hem kibar hem de profesyonel.

1. Söz almak ve araya girmek

  • Can I add something here?: Buraya bir şey ekleyebilir miyim?
  • If I could just jump in…: Araya girmem gerekirse…
  • Sorry to interrupt, but…: Araya girdiğim için üzgünüm ama…
  • May I make a quick point?: Kısa bir noktayı belirtebilir miyim?
  • Could I say something about that?: Bununla ilgili bir şey söyleyebilir miyim?

2. Katılmak ve katılmamak

  • I completely agree.: Tamamen katılıyorum.
  • That’s a good point.: Bu iyi bir nokta.
  • I see your point, but I have a different view.: Noktanı anlıyorum ama farklı bir görüşüm var.
  • I’m not sure I agree.: Katıldığımdan emin değilim.
  • Have we considered another option?: Başka bir seçeneği düşündük mü?

Türkçeden çevirirken en sık yapılan hata, doğrudan “I disagree” demektir. İngilizce toplantılarda çoğu zaman önce karşı tarafın noktasını kabul edip ardından kendi görüşünü sunmak daha yumuşak ve profesyonel duyulur.

3. Açıklama istemek

  • Could you clarify what you mean by…?: … ile neyi kastettiğini açıklayabilir misin?
  • Could you give an example?: Bir örnek verebilir misin?
  • Sorry, I didn’t catch that. Could you repeat it?: Pardon, bunu kaçırdım. Tekrarlayabilir misin?
  • Just to make sure we’re on the same page…: Aynı sayfada olduğumuzdan emin olmak için…

4. Özetlemek ve sonraki adımları belirlemek

  • To sum up…: Özetlersek…
  • So, the next step is to…: Yani sonraki adım …
  • Let’s agree on who does what by when.: Kimin neyi ne zamana kadar yapacağı konusunda anlaşalım.
  • I’ll send a follow-up email with the action items.: Yapılacaklar listesiyle bir takip e-postası göndereceğim.

5. Konuyu değiştirmek ve toplantıyı yönetmek

  • Let’s move on to the next item.: Sıradaki maddeye geçelim.
  • Could we come back to this later?: Buna daha sonra dönebilir miyiz?
  • We’re running out of time, so let’s…: Zamanımız azalıyor, o yüzden…

Örnek bir toplantı akışı

Aşağıdaki kurgusal konuşma, kalıpların gerçek bir toplantıda nasıl birbirine bağlandığını gösterir:

Manager: “So, are we happy to launch next Monday?”
You: “Sorry to interrupt, but may I make a quick point? I’m a bit worried about the testing timeline.”
Manager: “Go ahead.”
You: “I see the reason for the date, but I have a different view. We still have two open issues in checkout. Could we move the launch to Wednesday?”
Manager: “That’s a good point. Let’s agree on who fixes what by when.”
You: “I’ll send a follow-up email with the action items.”

Burada üç şeye dikkat et: önce kibarca söz alıyorsun, sonra karşı tarafın noktasını kabul edip kendi görüşünü sunuyorsun, en sonda sorumluluğu üstlenerek konuyu kapatıyorsun.

Kibar ama net olmak

İngilizce iş kültüründe doğrudanlık ile kibarlık birbirine zıt değildir. Birkaç yumuşatıcı ifade, mesajını zayıflatmadan tonu dengeler:

  • “I’m afraid…”: Maalesef… (kötü haber vermeden önce) → “I’m afraid we can’t finish this by Friday.”
  • “Perhaps we could…”: Belki şunu yapabiliriz… (öneri) → “Perhaps we could split the task into two parts.”
  • “I wonder if…”: Acaba … mı? (çok kibar soru) → “I wonder if we could review the budget first.”
  • “To be honest…”: Açıkçası… (dürüst ama dengeli görüş) → “To be honest, I think the timeline is tight.”

Karşı çıkarken “but” yerine bazen “and” kullanmak da tonu yumuşatır: “I see your point, and I’d also like us to consider…”.

Sözü kaptırmamak

Birisi seni kestiğinde ya da söz almak için boşluk kollamak zorunda kaldığında şu kalıplar işe yarar:

  • “Let me finish my point.”: Noktamı bitireyim.
  • “Just one more thing.”: Bir şey daha.
  • “Could I come back to that in a moment?”: Buna birazdan dönebilir miyim?

Bunları sert bir tonda değil, sakin ve gülümseyen bir sesle söylemek yeterlidir.

Sık yapılan hatalar

  • Hiç konuşmamak. Mükemmel cümleyi bekleyip toplantı bitmesi; kısa ve basit bir katkı bile hiç söylememekten iyidir.
  • Doğrudan “No” ya da “You’re wrong” demek. Türkçedeki doğal ton İngilizcede sert duyulabilir.
  • Uzun giriş yapmak. Önce sonucu ya da noktanı söyle, sonra gerekçeni ekle.
  • “Explain” yerine “clarify” ya da “elaborate” kullanmamak. Karşı tarafı açıklama yapmaya davet ederken “Could you elaborate on that?” daha kibar duyulur.

Toplantıdan önce ve sonra

İyi bir toplantı katılımı konuşma anından önce başlar. Gündemi önceden oku, söylemek istediğin bir ya da iki noktayı belirle ve bunları bir cümleyle hazırla: “I’d like to raise a point about the timeline.” Toplantı sonrasında ise kısa bir özet e-postası göndermek hem profesyonel görünür hem de yanlış anlamaları azaltır. Örnek bir takip e-postası:

“Hi all, thanks for the meeting today. To summarize: we agreed to move the launch to Wednesday. Ayşe will fix the checkout issues by Monday, and I’ll update the test plan by Tuesday. Please let me know if I missed anything. Best regards, Mert”

(Ad ve görevler kurgusaldır.) Bu yapı yani “neyi kararlaştırdık, kim ne zamana kadar yapacak, eksik var mı?” hemen hemen her toplantı için uygulanabilir.

Sık sorulan sorular

Toplantıda ne zaman söz almalıyım?

Konuşmacı bir cümleyi bitirdiğinde ya da kısa bir duraklama olduğunda. Online toplantılarda “raise hand” özelliğini ya da sohbet kutusunu kullanmak da kabul gören bir yoldur.

Online toplantılarda araya girmek zor, ne yapmalıyım?

Sesli araya girmek yerine önce “Could I add something?” yazabilir ya da elini kaldırabilirsin. Gecikme olduğunda kısa bir “Sorry, go ahead.” ile yeniden başlamak da normaldir.

Hazır çalışma materyali var mı?

Ücretsiz PDF kaynaklarımızdan Toplantı Yönetmek: 60 Cümle ve Fikir Söylemek ve İtiraz Etmek dosyalarını indirebilirsin.

Pratik ipucu

Her toplantıdan önce kullanmak istediğin iki ya da üç ifadeyi seç ve toplantıda bilerek kullan. Birkaç hafta sonra bu ifadeler otomatik hâle gelir. Sunum yapmak ya da toplantı yönetmek gibi daha zor durumlar için canlı pratik yapmak çok işe yarar.

Kendi iş senaryolarınla çalışmak istersen iş İngilizcesi ve toplantı derslerimize göz atabilir, ücretsiz tanışma görüşmesiyle başlayabilirsin.

İlgili makaleler

Ücretsiz tanışma görüşmesi

Tüm makaleler